Yaklaşık bir buçuk aydır uğraştığımız ödev! Kimdir William Shakespeare?
Eğer aranızda İngiliz Dili ve Edebiyatı okuyan ve Shakespeare hakkında araştırma yapmak isteyen var ise bizler gibi uğraşmasın diye sizlerle ödevimi paylaşıyorum :))
Umarım bir yararı dokunur,cümleler düşük olabilir ancak hepsi ingilizce metinde düzeltildi. :)
Ben Johnson ‘Bir
zamana ait değil tüm zamanlara ait’ demiştir Shakespeare için.
Peki nasıl
oldu da küçük bir kasabada doğan bir adam böylesine üne kavuştu?400 yılı aşkın
süredir sorulan binlerce soru var.Onun hakkında bildiklerimiz ise oldukça
kısıtlı.William Shakespeare Stratford-upon-Avon’da
doğan bir adamdı bir zamanlar.Günümüzde ise o bir “edebiyat ustası” dır. İngilizcenin en büyük yazarı ve dünyanın en
seçkin drama yazarıdır. Sadece yazar değil aynı zamanda şair ve oyuncudur.
Günümüze kadar 38 oyunu ve 154 sonesi ulaştı. Bilinen eserlerinin çoğunu
1589-1613 yılları arasında yazdı. İlk oyunları her ne kadar komedi ve tarihi
olsa da sonraları trajediye yöneldi.İngiltere’de “ulusal şair” ve “Avon’un
Ozan’ı” olarak anılır.Peki Shakespeare’ın ünü nereden geliyor?Bu başarıya
nasıl ulaştı?Shakespeare’ı Shakespeare yapan nedir?
William Shakespeare…Genç yaşta büyük bir üne kavuşan
bu adamın ciddi bir eğitim hayatı yoktur.Belirli bir eğitim hayatı olmuştur
ancak üniversiteye gitmemiştir.Eğitim hayatı olmamasına rağmen çağındaki
şairlerden kat be kat üstündür.Shakespeare’dan etkilenmemiş tek bir kitle
yoktur.Onun bir cümlesini,onun bir eserini kullanmamış,ondan etkilenmemiş tek
bir sanatçı bile yoktur.Hatta
siyasetçileri bile derinden etkilemiştir.Her birine ilham ve yeni fikirler
vermiştir.Sanatçılar onun eserlerinden faydalanmışlardır ve böylelikle yeni
eserler ortaya çıkmıştır.Ciddi bir eğitim almamasına rağmen William Shakespeare
günümüze kadar ulaşan bir üne sahiptir.Hala hakkında binlerce makale yazılmakta
ve her geçen gün yeni bir efsane ortaya atılmaktadır.
Shakespeare’in yaşadığı dönemi ele alırsak o dönemde
Avrupa’da Rönesans hakimdi.Bu tarihlerde klasik çağ kültürüne ilgi artmıştı.Ovidius,Homeros,Seneca,Plutarkhos gibi
Yunan ve Latin yazarların eserleri İngilizceye çevirildi.Shakespeare eserlerini
bu yazarların işledikleri konulardan esinlenerek yazmıştır.Ancak Shakespeare
her ne kadar diğer yazarlardan etkilense de yazdıkları aslında bir harmanın
sonucudur.Shakespeare tarladaki her fidandan kopardığı sebzeler ile muhteşem ve
bilinmedik bir yemek çıkarmıştır karşımıza diye tanımlayabiliriz.Bu bağlamda
Shakespeare’ın başarısı seçtiği konulardan da kaynaklanmaktadır.Konu bakımından
evrensel konulardan yararlanmıştır Shakespeare.Basit kıskançlıklar,tutkunun
getirdiği mantıksızlık,kararsızlık gibi konular tüm oyunlarında ustaca
işlenmiştir.Shakespeare yaşamı ele almıştır.Günlük konuları öylesine ustaca
işlemiştir ki okuduğumuz veya izlediğimiz oyununa bir veya birden çok örnek
bulabiliriz.Yani Shakespeare bir anlamda yaşamı şiirselleştirmiştir.Sadece Hamlet’te üzüntü teması işlemiştir.Geri
kalan tüm oyunlarında değişik temalara rastlayabiliriz.
Avrupa’da Rönesans hakim iken İngiltere’de ise
sanatta Elizabeth çağı denen yıllar yaşanmaktaydı.Kraliçe Elizabeth sanata ve
sanatçıya çok değer veriyordu.Bu sayede o yıllarda sanatın her alanında bir
gelişme olmuştur.Verilen eserlerin kalitesi yükselmiştir ve sanatçı sayısında
ciddi bir artış yaşanmıştır.İngiliz tiyatrosunda ise o dönemde bir isim vardır
ki tiyatroya çağ atlatmıştır;William Shakespeare.Ülkesindeki kültür birikimiyle
kalmamış,antik kültürden,eski halk bilimlerinden,Fransız ve İtalyan
edebiyatından,İngiltere’nin tarihi geçmişinden ve hümanist düşüncelerden de
yararlanmıştır.Eserlerinden de anladığımız gibi Shakespeare çok yönlü bir
yazardır.Oyunlarında önemli ve doğaüstü tarihsel olayları ve kişileri konu
almıştır.Bu yönüyle tarihe de ışık tutmuştur.Shakespeare oyunlarında komedi ve
trajediyi bir arada kullanmıştır ve bu yüzden oldukça eleştirilmiştir.Ancak
Shakespeare eleştirilmesine rağmen bu iki türü de ustalıkla kullanmıştır.Her ne
kadar eleştirenler olsa da Shakespeare oyunları büyüleyici ve zengin dilinden
dolayı “şiirsel dramalar” diye de
nitelendirilmiştir.Onun eşsiz güzellikte bir şiirsel anlatımla yazdığı eserleri
okutmak ve okumak bile başlı başına bir kültürel eğitimdir.William Shakespeare
hala günümüzde okullarda ders olarak okutulmaktadır.
Shakespeare’ın sonelerinin bir bölümü soylu bir genci över, bir
bölümü de bir kadına duyduğu sevgiyi dile getirir. Son derece duyarlı ve zengin bir dille kaleme
alınmış şiirlerdir. Sonelerinin ana teması aşktır. Ancak Şair Shakespeare
dediğimiz zaman aklımıza tüm oyunları gelir. Bunun nedeni de oyunlarının hem
biçim hem de öz açısından şiir oluşudur. Shakespeare’ın yazdığı oyunların en
büyük özelliği dilidir. Oyunlarında kullandığı bu şiirsellik Shakespeare’ı
diğer şairlerden ayıran en önemli özelliktir. Her ne kadar ağır, süslü bir dil
kullansa da Shakespeare sadece halkın üst sınıfına değil halkın tüm kesimine
hitap eder. Eğitim bilgisi en alt seviyedeki insandan en üst seviyedeki insan
Shakespeare oyunlarında kendilerinden bir şey bulur. Shakespeare güldürürken
düşündüren bir yazardır. Onun dehası olaylardaki dramatik noktaları ortaya
çıkarmasından ve söz sanatlarındaki ustalığından da anlaşılıyor. Örneğin; yapılan
bir araştırmaya göre Shakespeare İngilizceye birçok yeni kelime kazandırmıştır.
İlk toplu basım olan ‘First Folio’ 800.000 kelime içermektedir. Bu kelimelerin
1700 tanesini Shakespeare ortaya çıkarmıştır. William Shakespeare oyunlarında
değişik benzetmeler kullanmıştır. Ona göre insan bir çiğ tanesi veya bir toz
parçası, dünya tohuma kaçmış bir bahçe ve sevgi ise ilkbaharda erken açan bir
menekşe, ömrü kısa çiçek, esip geçen bir kokudur. Buradan da anlayacağımız gibi
o kelimelerin ustasıdır. En basit bir konu bile onun kaleminde büyüleyici bir
hal alır. Shakespeare, tarih boyunca en çok okunmuş yazar olma özelliğini hiç
kaybetmedi. Bu yüzdendir ki Shakespeare eserleri 100’ü aşkın dile çevrilmiştir.
Oyunları günümüzde birçok sinema filmine uyarlanmıştır.
Çoğu kişi Shakespeare’ın ününün yazdığı
karakterlerden geldiğini savunur. Kim bilir belki de öyledir. Oyunlarında
kullandığı karakterler toplumun her kesimindeki insanlarıdır. Kral, soytarı, tüccar,
köylüler vs. Karakterleri genelde iyi ya da kötü olarak ortaya çıkar. Yani
kötüler tam kötü, iyiler ise tam iyidir. Bazı insanlara göre Shakespeare’ın
zekasını en çok Hamlet, Othello, King
Lear ve Machbeth gibi
karakterlerde belirgindir. Akılsızca davranışlarının sonuçlarına katlanmak
zorunda olan, güçlü ve karmaşık karakterler trajedilerin en belirgin
özellikleridir. Bu karakterler Shakespeare’ın yarattığı en güzel
karakterlerdendir. Shakespeare’ın yarattığı karakterler onun kendi benliğinden
uzak, yaşam felsefesi, düşünceleri ve duygularıyla hiçbir ilişkisi olmayan
kendilerine özgü benlikleri, düşünceleri ve duyguları olan karakterlerdir. Ve
onlar konuşurken Shakespeare susar. Karakterler Shakespeare’ın sözcüsü
değildir. Shakespeare karakterlerini tamamen günlük yaşamdan almıştır. Yani
günümüzde de bir Hamlet, bir Machbeth
veya bir Desdemona ile karşılaşabiliriz.
Shakespeare’in oyuncular topluluğu tarafından 1599
yılında Globe tiyatrosu inşa edilmiştir. Shakespeare’ın oyunları genellikle Globe
tiyatrosunda oynanmıştır. Bu sayede tiyatro büyük bir üne kavuşmuştur. Globe
tiyatrosunun dış cephesinde Latince “TO
TUS MUNDUS AGIT HISTERIONEM” yazar. Yani “Tüm dünya bir sahnedir”. Bu deyiş
Shakespeare’ın As You Like It adlı
oyunundan alınmıştır. Buradan da anlayacağımız gibi Shakespeare için sahne
demek sadece kapalı bir alandan ibaret değildi.
Shakespeare’ın kendine özgü özelliklerinden biri de
karakterlerinin kendi kendine konuşmasıdır. Bu sayede oyunun temposu değişir. Kendi
kendine konuşma sanatında oyun karakterlerin yorumu üzerine kurulmuştur. Örneğin;
Hamlet’in “To be or not to be!” sözü
uluslar arası ses getirmiştir.
Maddenin nasıl katı, sıvı, gaz, plazma gibi halleri
varsa insanın ruhsal dünyasının da sevgi, aşk, nefret, kin, hüzün, cesaret, korku,
kıskançlık, intikam, merhamet gibi çeşitli halleri vardır. Shakespeare’ın hala
okunur olmasının da ise insanların bu durumlarıyla ilgisi vardır. Shakespeare
aradan geçen 400 yılı aşkın süreye rağmen güncel bir gerçek gibi okunmaktadır. Bunun
sırrı da tarih boyunca şekillenen insan hallerini evrensel bir biçimde
yansıtmasından gelir. Shakespeare’ın eserlerinde hem çağının insanlık
durumlarını hem de sonraki yüzyılın insanlarıyla her seferinde bir bağlantı
kurabilen evrensel insan soyutlamalarının izleri bulunur. Romeo ve Juliet’te; aşk, Othello’da;
kıskançlık, Sezar’da; iktidar
çatışması, Machbet’te; insanın hırsı
için göze aldıkları ve bunun sonucunda oluşan pişmanlık, Kral Lear’da; vefasızlık, doyumsuzluk, Hamlet’te; iktidar kavgası, intikam arzusu, Hırçın Kız’da; kadın-erkek ilişkilerini, Yanlışlıklar Komedyası’nda; insanın komikliklerini bulabiliriz. Shakespeare
zekasını yazdığı oyunlarla kanıtlamıştır. İnsanın her türlü ruh halini söze
dökebildiği içinde,400 yıldır bu büyüsü sürüyor. Peter Brook adında bir tiyatro
yönetmeni onun her satırının bir atom değerinde olduğunu ve içini açtığımızda
açığa çıkacak olan enerjinin sonsuz olduğunu söyler. Kısaca özetlemek gerekirse
Shakespeare için “YAŞAMIN AYNASIDIR” demiştir
Dr.Johnson.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder