Eski bir dosta rastlamak,sohbet etmek bir anda geçmişe o mutlu gülümseyen günlere geri dönmek demek.
Sizin için özel,sevilesi böyle alıp içine koyup orada sadece bana ait olsun dediğimiz insanlar var ya işte onlar hep bizimle olsun hep hep hep.
Geçtiğimiz haftalarda yıllarıma ortak olan,dertlerimi azaltan,sevinçlerimi çoğaltan arkadaşlarımla görüştüm. Bir anda ilk tanıştığımız o ana gittim o minicik en masum yaşlarımıza. Saçlarımızın iki yandan toplandığı uçlarına beyaz,kırmızı,pembe fiyonklar taktığımız..Kolalı beyaz yaka masmavi önlüklerimizi giyip adeta yürüyen maviliklere döndüğümüz okul bahçesinin gökyüzü gibi göründüğü o yıllara. Kendimizden büyük çantalarımız,boyunlarımızdaki suluklarımız bir kolumuzda takılı olan beslenme çantamız..Beslenme çantasının içi bir kişilik değil tüm yakın arkadaşlar için birbirinden lezzetli yiyeceklerle dolu olurdu. En uzun tenefüse gelindiğinde ise okulun merdivenlerinin yanındaki açıklığa oturulur herkes çantasındakileri birbir çıkarır afiyetle yenirdi.
En son çantalar toplanır bu seferde yedikleri eritmek istercesine okulun bahçesinde bir o yana bir bu yana koşuştururduk. Aklımızda sadece eğlenmek,gülmek birbirimizle bir şeyler yapma düşüncesi vardı ah bir de bir sürü abur cubur yemek.
Neyse o buluşmadan sonra şöyle ilkokul yıllarımızdaki fotoğraflarımıza baktım da o zamanın minicik çocukları şimdi birer kocaman birey oldu. Gülümseyen yüzler,biraz şaşkın bakan gözler..Bunun üzerine ertesi gün ilkokul öğretmenimin beni araması üzerine benim eskiye özlemim daha da arttı desem yeridir. Belki de en mutlu zamanlarımızdı o zamanlar,kıymetini bildik ama elimizde tutamadık.
Normal şartlarda bu yazı sadece görünürde küçük ama aslında büyük olan buluşmayı anlatacakken birden eski ama eskimeyen dostlara özlemle dolu bir yazı oldu.
Eskimeyen,renkli,en canlı dostluklarınızın hep yanıbaşınızda kalması, başınızı her çevirdiğinizde size ışıldayan gözler ve kocaman bir gülümsemeyle bakan gözleri görmeniz dileklerimle,iyi günler :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder